Füsun Arıkan'la Ebru Sanatı Üzerine;

   

    İstanbul'u esir almış şu yağmurlu günlerde yüreğimi aydınlatan bir sergi gezdim. 

    İnsanın gözünü açıp da 'arkadaşım' diyebildiği günden beri arkadaşım olan Füsun'la, Taksim Sanat Galerisinde ki sergisinde, aynı zamanda sanatı üzerine de söyleşi yapmak şansına eriştim.
1973 yılında, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nden, Yüksek Tekstil Desinatörü Olarak mezun olan Füsun Arıkan, Ebru Sanatı ile Sacit Okyay'ın atölyesinde tanıştığını, sonraları ise Köksal Çiftçi ve Vedat Vaytaş ile çalıştığını anlattı. Şu an, çağdaş bir anlayışla, kendi atölyesinde çalışmakta olup, öğrenciler yetiştirmekte...
Sanatçının e-posta adresi:  fusunarikan@yahoo.co.uk

     Kendi dilinden ve gözünden anlattığı, Ebru Sanatı ve çalışmalarını sizlerle paylaşmak üzere defterime aldığım notları sizlere iletiyorum.

    ''Geleneksel sanatlarımızdan olan ebru, yüzyıllarca klasik bir tarzda yapıla gelmişti. Genellikle, ciltçilikte, tezhip ve hat sanatında yardımcı unsur olarak kullanılmıştı. Halen de bunu sürdürenler bulunmaktadır. Ancak her şeyin değiştiği ve geliştiği çağımızda, ebrunun, hep aynı işlevde kalması mümkün değildi. Bilinen bağlarından ayrı, bir resim gibi değerlendirilen, tek başına çerçevelenebilen ve duvara asılabilir hale gelen ebru, artık bağımsızlığını ilan etmiştir. Şimdilerde, genç sanatçılar tarafından da, unutulmaya yüz tutmuş, bu geleneksel sanatımıza sahip çıkılmış, onlar da ebrunun kullanım alanını genişletip, birbirinden güzel tablolar, ipek ve cam üzerine çalışmalar yapıp, kravat ve eşarplar üretip, hünerlerini sergilemişlerdir. Ebru sanatı da böylece daha geniş kitlelere ulaşmak şansına erişmiştir.''

-''Biraz da Ebrunun nasıl yapıldığı konusunda bizi aydınlatsan...''

    ''15. yüzyıldan beri yapılmakta olan geleneksel Türk ebrusu, şöyle gerçekleşmektedir. Kitre denilen bir çeşit zamk ile yoğunluğu arttırılmış bir su hazırlanır, üzerine sulandırılarak ezilip sığır ödü katılmış toprak ve kök boyalar, at kılı ve gül dalından yapılmış fırçalarla serpilir. İnce uçlar, iğne ve taraklar yardımıyla da çeşitli biçimler verilir. Su yüzünde yaratılan bu form, üzerine kapatılan kağıda alınır. Ebrunun başarısında, havanın ısısı ve nemi çok önemlidir. Eğer bu ortam doğru sağlanmışsa, yaratılan ebru da başarılı olur.''
Çalışmalarında birtakım doğal malzemelerden yararlanarak, değişik kağıtlar üretip, onları da zemin kağıdı olarak kullanmış olan sanatçı,ebru sanatına yeni bir soluk kazandırmış.

    Evren ve doğayı, bu zor teknikle resimlemeyi başarmış Füsun Arıkan'ın, sergisinin duvarlarını süsleyen resimlerine bakarken, onun pencerelerinden, dünyasını paylaşabildiğim için, bir kere daha mutlu oldum.

    ''Bu eski Türk sanatının, gerçek sahibi olabilmek için, yaygınlaştırılması gerektiğine'' inanan Füsun, Amerika'da ve Avrupa'da ''Marbling'' adı altında birçok çalışmalar yapıldığını söyledi. Kendisi de Türkiye'de açtığı sergiler dışında, Almanya'nın Hannover ve Lehrte şehirlerinde ve İsviçre'nin Basel şehrinde açtığı sergilerle, bu tanıtıma katkıda bulunmaya çalışmıştır.

    Sergi : Taksim Sanat Galerisi (1-15 Aralık) Pazar hariç
    her gün 10-19 saatleri arası gezilebilir.

    Atölye Adresi: Bahariye Keresteci Aziz Sokak. No.11/2
    Telefon: 0216 414 17 55

Sevgilerimle...
Tülin Erkaya

Aralık 2001

Güncelleme; (2005)

http://www.crea-ds.com/arikan-e.htm

+++

http://www.zaman.com.tr/2001/03/22/kultursanat/kultursanat.htm

Kalemin ucundaki sanat

Cemal Reşit Rey Konser Salonu fuayesi ebru, hat, minyatür ve tezhiplerden oluşan karma bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

Geleneksel sanatlarımıza kendi ruh inceliklerini ve zenginliklerini katarak hayat veren üç kadın sanatçı; Fransız asıllı Sabine Buchmann Yamanlar, Panama asıllı İrma Firuz ile ebru sanatçısı Füsun Arıkan, hattat Ali Toy'un da katılımıyla Cemal Reşit Rey Konser Salonun fuayelerinde Koza Yaşam ve Çevre Kültürü Derneği'nin desteğiyle "Evrensel Kalemin Ucundan Türk Sanatı" başlıklı bir hafta sürecek karma bir sergi açtılar.

+++